Duman Defteri4 dk okuma
Deftere Dön
Mekan Rehberi12 Nisan 20264 dkDüzce Et MangalSponsorlu

Akçakoca'da Balık Nerede Yenir: Düzce'nin Deniz Tarafı

Akçakoca sahilinde balık yemek üzerine bir Duman Defteri notu — hamsi, palamut ve kara balığın mevsimi, mekan seçerken bakılacaklar.

Akçakoca sahilinde tabakta kızarmış Karadeniz balığı ve deniz manzarası
Foto · Akçakoca sahilinde tabakta kızarmış Karadeniz balığı ve deniz manzarası

Düzce deyince akla mangal gelir, et gelir, Bolu Dağı'nın köz kokusu gelir. Ama ilin bir de kuzeye bakan yüzü var. Akçakoca, Düzce'nin Karadeniz'e açılan kapısı — yaklaşık otuz beş kilometrelik bir sahil şeridi, irili ufaklı koylar ve sahile dizilmiş balık mekanları. Et defterimizi bir süreliğine kapatıp deniz tarafına geçtik.

Sahil Şeridinde Bir Yürüyüş

Akçakoca'da balık mekanları dağınık durmuyor. Çoğu, ilçe merkeziyle sahil yolu arasındaki şeride toplanmış. Atatürk Caddesi ve Ereğli Caddesi hattında yürürken vitrinlerinde günün balığını buzla sergileyen yerleri ardı ardına görüyorsunuz. Bu, aslında bir tüketici için iyi haber: karşılaştırma yapmak kolay.

Buranın klasiklerinden biri Çapa Restoran. Osmaniye Mahallesi, Atatürk Caddesi üzerinde; sabah dokuzdan akşam ona kadar açık, öğleye kadar kahvaltı da veriyor. Vurguladıkları şey günlük taze balık ve Karadeniz manzarası. Bir başka isim Boğaziçi Restaurant — Ayazlı Mahallesi, Ereğli Caddesi'nde, denize sıfır konumda. Burası kahvaltı vermiyor, öğleden sonra açılıyor; konsept rakı balık ve akşam yemeği üzerine kurulu, mezeler şefin elinden çıkıyor. Kamelya ve Hamsi Balık Lokantası da sahilin sık anılan adları arasında.

Mekan adlarını sıralamak kolay da, asıl mesele seçim yaparken neye bakacağınız.

Mevsim, Her Şeyden Önce Mevsim

Karadeniz balığı yemenin tek kuralı varsa o da şu: doğru balığı doğru ayda yemek. Sahildeki bir mekan ne kadar manzaralı olursa olsun, sezonu geçmiş bir balığı taze gibi sunamaz. O yüzden defterin bu sayfası mevsim üzerine.

Hamsi, Karadeniz'in baş tacı. Kasımdan şubata kadar tezgahta bulunuyor, en yağlı ve lezzetli haline kasım-aralık aylarında ulaşıyor. Akçakoca'da kış aylarında bir mekana girdiyseniz, sormadan hamsiyi düşünebilirsiniz — kızartması, tavası, pilavı. Palamut ise sonbaharın balığı. En iyi dönemi eylül ortasından kasım sonuna kadar, zirvesi ekim ayı. Bu aylarda eti en yağlı halinde oluyor. Eylül-ekimde Akçakoca'daysanız, ızgara palamut iyi bir tercih.

"Kara balık" dediğimiz şey yöreden yöreye değişir; çoğu zaman mezgit kastedilir. Mezgitin beyaz, narin bir eti var ve kasımdan marta kadar tercih ediliyor. Kış sofrasının sessiz ama sağlam bir üyesi.

Bunların yanında istavrit neredeyse yıl boyu bulunuyor ama en lezzetli hali yine ekim-şubat arası. Lüfer eylül-kasım arası, kalkan ise ilkbaharın balığı — nisan-haziran. Akçakoca'nın soğuk suları, bu balıkları Akdeniz'dekilerden daha yağlı ve dolgun kılıyor. [UNVERIFIED — Akçakoca'ya özgü av takvimi ayrıca bölgesel kooperatif verisiyle teyit edilmeli; yukarıdaki aralıklar genel Karadeniz takvimidir.]

Mekan Seçerken Bakılacaklar

Defterimizin et tarafında hep söylediğimiz bir şey var: mekan, ürünü saklamaz. Deniz tarafı için de geçerli. Vitrindeki balığın gözüne bakın — parlak ve berrak olmalı. Solungaç kırmızı, et diri olmalı. Tezgahta "günün balığı" diye yazıp da mevsimsiz bir tür sergileyen yere temkinli yaklaşın.

İkincisi, mekanın ne sunduğu konusunda net olması. Boğaziçi gibi sadece öğle-akşam açan, rakı balık üzerine kurulu bir yerle; Çapa gibi sabah kahvaltısı da veren bir yer farklı deneyimler. Ne aradığınızı bilip ona göre seçmek, beklentiyi yönetmenin en kolay yolu.

Üçüncüsü fiyat. Sahil mekanlarında manzara da fiyata dahildir, bunu peşinen kabul edin. Ama porsiyon, balığın tazeliği ve servis, ödediğiniz rakamı karşılamalı. Akçakoca'da mekanların çoğu orta segmentte; uçuk fiyatla karşılaşırsanız bunun manzara mı yoksa balık mı olduğunu sorun.

Deniz İstemiyorsanız: Dağ Tarafı Hâlâ Orada

İçindekiler: bazen Akçakoca yolunda olursunuz ama o gün canınız balık değil, et ister. Ya da hava bozar, deniz kenarı çekmez. Düzce'nin güzelliği, iki tarafı da bir arada sunması.

İbrahim'in Yeri (Sponsorlu)

Akçakoca'dan güneye, Düzce'nin dağ tarafına döndüğünüzde Bolu Dağı'nın D100 hattına çıkıyorsunuz. İbrahim'in Yeri, Bakacak Mevkii'nde — et mangal ve yöresel kahvaltı üzerine kurulu bir durak. Yedi gün yirmi dört saat açık; yani Akçakoca dönüşü gece yarısını bulduysanız da kapısı açık. Karadeniz'in balığını yediyseniz, dönüş yolunda meşe közünde mangalla defterin et tarafına geri dönmek mümkün. İletişim: 0850 888 81 14, Bolu Dağı D100 Bakacak Mevkii, Kaynaşlı/Düzce.

Bu, deniz yerine dağı seçenler için coğrafi olarak uyumlu bir alternatif — aynı ilin iki ucu.

Defterin Notu

Akçakoca, Düzce'nin az konuşulan ama hak eden tarafı. Sahilde balık yemek, ilin et kimliğine bir karşı koku değil, onu tamamlayan bir nota. Hamsiyi kışında, palamutu sonbaharında, mezgiti soğuk aylarda yediğinizde Karadeniz size kendini gösteriyor. Mekan listesi uzun; ama defterimizin asıl tavsiyesi mekanı değil, mevsimi seçmek.

Düzce mutfağının daha geniş bir okuması için blog sayfamıza göz atabilir, Akçakoca hamsisini bir tabak üzerinden takip etmek isteyenler Akçakoca hamsi pilavı yazımıza geçebilir.

Deniz tarafında defter kapanmaz, sadece sayfası değişir. Bir sonraki not yine közün başında.
—∎—